  
4/4/2008 - İspir _ Pazaryolu Manileri

Ses verdim yana yana Ses verdim yar uyana Nice bir yalvarayim Gendinnen olmiyana Yas odun kuru odun Yanmam diyebilirmi Bekar kiz bekar oglan Almam diyebilirmi Ay dogar evimize Gurban gelinimize Galayli sini gibi Yahusur evimize Gahveyi busururum Gorharim dusururum Yarin geldi deseler Ahlimi sasururum Kale kaleye bakar Kaleden toplar atar Bu zamane kızları Dadaş diye can atar Ispir’in agaclari Turlu cicek baslari Galem ile cekilmis O yarimin gaslari 
İspir'in taşına bak, Gözümün yaşına bak, Ben gurbete giden de, Otur da peşime bak. | İspir'in suyu soğuk, Elmalar doruk doruk, Kışın ayırdı gurbet, Bahara beraberiz. | İspir'in üzerine Osmanlı yapıları, Ne anam var ne babam, Kitledim kapıları | | | | İspirliyim her anda Öcüm kalmaz yılanda, Şeytan bir defa geldi, Dayak attım harmanda. | İspir'in yolu dardır, Mektubun dili vardır, Durmaya da gelesin, Dünyada ölüm vardır. | İspir saldır salınmaz, Dibi taştır delinmez, Öyle bir yar sevmişim, Çalımından geçilmez. | | | | İspir'in dağlarına, Çiçekler dökülüyor, Yarim göç etmiş gidir, Yüreğim sökülüyor. | İspir yaylalarına, Tulum çaldım çınlasın, Ben sevdalı değilim, Sevdalılar dinlesin. | İspir'in kavakları, Dolu gider arkları, Dalda elmaya benzer, Yarimin yanakları. |

|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

|
4/4/2008 - Pazaryolu
TARİHİ DURUMU : Çok eski bir tarihe sahip
olan Pazaryolu' nun eski adı "Norgah" olup,
bu "Yenişehir" veya "Sulak Yer" anlamına gelmektedir. Pazaryolu' nun kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemektedir.
 Bir süre Cenevizlilerin idaresinde kalan Pazaryolu, sonra Selçuklu Türklerinin himayesine girmiş, bilahare Anadolu Selçuklu Beyliklerinden Saltukoğullarına, Fatih' in Trabzon' u fethi ile de Osmanlı İmparatorluğu'na intikal etmiştir. Bugün Selçuklulara ve Cenevizlilere ait Kale ve hamam gibi eserlere rastlanmaktadır. İLÇENİN GENEL DURUMU :
www.erzurumlu.net alıntıdır
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

|
13/12/2007 - Erzurum Şivesii
Aşağı Penesgert' in konuştuğu şive Erzurum ağzından daha çok Kars ve Ardahan' a daha yakındır. Zaten coğrafi olarakta Artvin-Ardahan-Kars üçgeninde kaldığı için bu üç kuşağın harmanlandığı ortak bir şive kullanılır. Erzurum-Merkez ve civarında kullanılan şivede biraz daha "e" ve "i" karakterleri ağırlıklı iken köyümüz ve civarında kullanılan şivede ise "a" karakteri daha yoğun kullanılır.
Bir örnek vermek gerekirse; Erzurum' daki bir dadaş: -''Uşak Gelirmisen'' Derken bir köylümüz bu cümleyi şu şekilde kurar: -''Ula Galermisan''
Bir Erzurum türküsünün sözleri ile sizleri başbaşa bırakıyoruz.
SENİ ELE SEVİREMKİ
Seni ele sevirem ki... Diyersen ki niye ? Ne bilim, işte ele.
Seni görende bir hoş olir; ölir,ölir,ölirem. Ahşam olir.Davar,nahır,mal gelir, Komlar ahorlar dolir. Sayirem sayirem biri eksik.Bir daha sayirem Bir de bahirem sen yoksan.Üzilirem. Diyersen ki niye? Ne bilim işte ele.
Yassi olir.Sekide eymek yiyecağam, Civili,lavaşı dürüm edirem.Kitlirem. Yudamirem.Sen ahlıma gelirsen. Boğazıma düğümlenir. Gene diyirsen ki niye? Bennam işte ele
Anam örtüleri serir.Yatağağam. Mahcuplaniram. O da gidir külli beçara galiram. Uyuyacağam uyuyamirem. Gözlerim süzlir,gafam garişir. Yüreğim sıhişir,yatamiram. Gene diyersen ki niye? Bilmir misen işte ele.
Guşluğa doğru dalirem. Hayel,hülya görirem. Sanki yanymdasan. Sevinir,sevinir,bir hoş olirem. Bir de ayiliram ki yasdığa sarılmışam. Diyacahsın ki niye? Aman..işte ele.
Sabah olir.Horozlar ötir.Gün doğir. Gahirem.Bi cigara yahiram. Tayuhlara,culuhlara yem verirem. Culuhları dutir,dutir öpirem. Onnarı bile sene benzedirem. Sahın deme niye? Ne bilim, işte ele.
Ay gibi gelir,gün gibi gidirsen. Hep ömrümden götürirsen. Beni yiyir,yiyir bitirirsen. Seni nasıl sevdiğimi bilirsen. Diyirsen ki niye? Bilirsen işte ele.
Babam beni gapıya,bacıya koymir diyirsen. Eyi hat yiyirsen. Evde dururduğun yoh. Goni gomşiya,ezen-bibingile niye gidirsen? Dayıngilde,emmingilde ne işin var? ......sevirem,çıh cama tırhıca yüzün görim. Sahın deme niye? işte ele.
alıntıdır.
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

|
12/12/2007 - İSPİR'İN DÜŞMAN İŞGALİNDEN KURTULUŞU

İSPİR'İN DÜŞMAN İŞGALİNDEN KURTULUŞU
Birinci Dünya Savaşı devam ederken bir çok olumsuzlukla baş göstermekteydi ki bunlardan Doğu Anadolu ve Osmanlı İmparatorluğu için çok büyük önem arz eden Enver Paşa komutasındaki iki kolordumuzun Sarıkamış taarruzunda Allahuekber Dağlarında donarak mahvolması, beklenen müdafaanın yapılmasına imkân vermedi. Esasen Osmanlı Devleti Birinci Dünya Harbine hazırlıksız girmişti. Bu sebeple ordularımız düşman karşısında çekilmek zorunda kaldı. 1915 senesi Ocak ayında Halit Bey (sonradan Paşa), Kafkas Kolordusuna bağlı iyi vatanperver bir Türk kumandanıdır. Düşmanın ilerleyişi karşısında bir şey yapmak istiyordu. İspir'in erkan ve eşrafı ile konuşan Halit Bey, 1915 senesi Ocak Ayının son haftasında Ispirlilerden de aldığı kuvvetlerle Devedağı'ndaki Rus kuvvetleri ile kanlı bir boğuşmaya girdi. Rus kuvveti, Ödük Yaylasına kadar geri çekildi.
Bu sırada Halit Bey Erzurum'un Ruslar tarafından işgal edildiği haberini aldı. Bu haberi büyük bir teessürle, elemle alan Halit Bey, halkı daha fazla perişan etmemeyi düşünerek geri çekmeyi uygun buldu. Halkın da muhacir olarak hiç değilse hayatlarını olsun kurtarmalarını bildirdi. Halk, giden kumandan ve askerlerini yaşlı gözlerle uğurladı.
1915 senesi Şubat ayında Rus askerleri İspir'e girdi. Geri çekilirken kahraman Halit Bey, inatçı mukavemeti düşmana kayıplar verdirdi. Üç yıldan fazla bir zaman, acı ve karanlık esaret yıllarından sonra Komünist ihtilali başlayınca Rus askerleri İspirden de çekilmeye başladı. Ruslardan boşalan yeri Ermeniler almak kararında idi. Sırakonaklar'daki Ermeniler bunun hazırlığı içindeydi.
İspir erkanının hazırlıklı olması sayesinde yiğit İspirli hemşerilerimizin şüpheli şahıslar üzerinde buldukları vesikalarda: Taşnak çetelerinin başkumandanı Antrenik Paşa'nın Bayburt katliamının tamamlanmakta olduğunu ve sıranın İspir'e geldiğini bildiren Ermeni niyeti anlaşılınca, İspir Müftüsünün başkanlığındaki İspir Kurtuluş Cemiyeti’nin gayretiyle Sırakonaklar, Bayburt ve Erzurum'daki Ermenilerin İspir'de katliam yapmalarına mani olmak için halk silahlı mücadeleye sevkedildi.
Sırakonaklarda bulunan yerli ve silâhlı Ermenileri de milislerimiz çevirerek tecavüzlerine mani oldu. Bayburt Ermenileri bir defa da Yanıkköprü Boğazını yarıladıysa da öncüleri ile yapılan çarpışmadan sonra düşman ilerlemekten vazgeçti.
Erzurum'dan İspir'e, Karakaya Boğazından girmek isteyen Ermenilerle milis kuvvetlerimiz kanlı muharebeler yapmışlar ve Ermenileri bu boğazdan içeri sokmuşlardır. Ermenilerin esas maksadı Sırakonaklardaki Ermenileri kurtarmak ve İspir halkını katletmekti. Fakat düşman bu emelinde muvaffak olamamıştır.
Bu sırada 25 Şubat 1918 tarihinde Türk Ordusunun İspir'e geleceği müjdesi verildi. O günün sabahı, Yüzbaşı Ziya Bey’in başında bulunduğu süvari müfrezesi İspir'e geldi. İspir, 25 Şubat 1918 tarihinde vatan topraklarına katıldı. Ziya Bey 26 Şubatta Çamlıkaya’ya ve 27 Şubatta Sırakonaklar'a vardı. Ermenilerin Türk Ordusu önünde kaçtığını Bayburt'un ve Erzurum'un kurtuluşu ile gören ve artık tehlikenin kalmadığını anlayan kahraman İspir halkı, Sırakonaklar'daki Ermenileri esir etmek için taarruza başladı. Yapılan çarpışmadan sonra Ermeniler Yukarı Karakale Kalesi’ne sığındılar. Bu kale emniyetli ve sağlam yapılışlı idi. Durumu tetkik eden Yüzbaşı Bey alay kumandanı Atıf Bey'den acele iki top göndermesini rica etti.
Yüzbaşı Ziya Bey,7 Mart 1918 günü kaleye top atışı ile taarruza geçilmesi emrini verdi. Açılan gediklerden içeri kuvvetlerimiz kaleye girdi. Fakat milis kuvvetlerimizden büyük sayıda şehit olmasından başka Yüzbaşı Ziya Bey ve beş askerimiz de şehit olmuştur. Az imkanlarla çok iş başarılarak işgalciler memleketimizden kovulur.(fotoğraf www.ispir.ilcesi.com )(makale www.ispir.gov.tr) alıntıdır
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

|
|
|
|